Hafta Sonu Paris’i

Sevgili kardesimle ikinci geleneksel Paris haftasonumuzu Mart'in basinda gerceklestirdik.

Organizasyonumuza ben Stockholm'den sevgili kardesim ki kendisi Isik Burcak nam sahistir, Girne'den katilim sagladi.

Bir suredir konaklama icin favori bolgemiz Bercy Village, simdi ikinci gelenekselden ne ara favori bolge yarattiniz diyecek olursaniz iki senedir Mart ayinda bulusma kismimiz yeni, yoksa daha once bir cok defa Bercy Village ya da Paris'in cesitli bolgelerinde konaklamisligimiz var.

Geleneksel haftasonumuzun olmazsa olmazi 77 Rue De Seine'deki Paul'de kahvalti sonrasinda Luxemburg bahcelerinde yuruyus. Bercy Village'den ki kendisi sasirtmacali St Emilion Metro duragi olur Chatelet'e gidip oradan yuruyerek ponf neuf'den gecerken kuzenimiz Ozgur'u arayip bi laflama rutinimiz de var 🙂 

Rutinlerden digeri de Luxemburg bahcelerinde ponylere bakip Elif de binerdi demek ve cocuk oyun alanina Elif kucukken Burcak'in da girdigini anip kikirdemek 🙂 Luxemburg bahcelerindeki oyun parkina ufak bir ucret odenerek giriliyor ve galiba girecek kisinin eline damga vuruluyordu.

Luxemburg bahcelerinde Paris parklarinin ikonik yesil iskemlelerinde biraz oturup kuslari gozetleyip az alisveris yaptiktan sonra kendimizi Marais'ye yollamayi uygun bulduk.

Burada once disarida oyunu abartmis cociki aksam yemegine cagirma vurgusuyla okudugumuz Meert'e gidip Madagaskar vanilyasi ile yapilmis ezme dolgusu olan henuz lexicon gelisimini gofrete tamalayamamis Gaufre alip Burcak'la paylasiyoruz. Paylasimli gitmek cok faideli cunku daha alacagimiz cok gluten icerigi var.

Meert cikolata, kek, pasta gluten dunyasinin onumuze serdigi tum gunahlari 1849'dan beri hizmetimize sunuyormus. Muessesemizi kuran ve ismiyle senlendiren Michael Paulus Gislenus Méert vakti zamaninda 5 yil boyunca somurgelerdeki kakao, seker kamisi, vanilya ve kahve plantasyonlarinda bulunup malzemeyi yerinde tanimis Belcikali bir meslek erbabi imis. Bir takim urunleri gelistirmekle beraber wallahi de Gaufre'yi o yaratmis.

Buradan gezimizin ucretsiz ziyaret edilebilen muze kontenjanindan Musee Carnevalet - Histoire de Paris'ye bir bakip cikiyoruz. Bu bakip cikma islemi bir saatten az surmuyor cunku Fransizlardan beklenmeyecek sekilde bedava olmasina ragmen tarih boyu tarifeye alamadiklari ne varsa ortaya karisik bir muze yapmislar, hatta ortam o kadar karisik ki nereden girdiniz nereden ciktiniz kismi biraz bas donduruyor ama olsun. Donen basi sakinlemek icin bahcesinde cok guzel bir cafe - restoran var, bir takim kimseler aman muzeyle bizi ugrastirma simdi deyip yan giristen direkt buraya uzuyorlar.

Biz ortami sevmekle beraber kahvemizi Meert'ten sonra ortaya cikan su ihtiyaciyla beraber yakindaki bir ucuncu dalga kahvecide giderdigimiz icin sadece bahcede oturup geleni gideni izledik. Ortam bunun icin de musait rahat banklar var.

Sonra baktik tekrar acikiyoruz Marais'de falafel yeme yerlerine soyle bir goz attik, lakin ogle yemegi vakti oldugu ve bu vakti cumartesi ile senlendirdigimiz icin ortamlar cok kalabalikti. Marais Paris'in eskiden Yahudi mahallesiymis, falafel guzel, siz daha uygun bir zamanda gelip yiyin. Biz yer olan bir pizzacida enginarli pizza yedik, sonuctan memnun kaldik.

Marais, Rivoli caddesine cok yakin, guzel bir yuruyus rotasi oluyor, ama cumartesi cok kalabalik anacim. O zaman Bercy Village'imize geri donup otelimizde soyle bir kendimize geldikten sonra etraftaki dukkanlara salinalim. Ikinci geleneksel labubumuz icin Pop Mart'a ugrayalim, bir takim ihtiyaclar icin Dan'larin Gratis - Watson's muadili Normal'e gidelim, en son da yedigimiz tum glutenler olusan odemimizi atmasi icin uc dilim ananas alip odamiza geri donelim, yorulduk.

Ikinci gun sabah rutinimizde 3Bld des Capucines'de olan Starbucks var. Burasinin ic dekorasyonu cok guzel yoksa yedigimiz ictigimiz siradan starbucks urunleri .. Idi. Bu yaziyi yazarken adresi dogru yazmak icin google maps den kontrol ettim hala acik gozukuyor lakin bu kandirmacali. Biz gittigimizde ya restorasyon vardi ya da yeni eventsel bir olusum, ortam kapi duvar. Acilinca gidip bir gorun cok guzel.

Buraya yakin oturmalik bir Paul var, lakin iceri girdigimizde icerideki abla sadece alip gitmelik veririm dedi, biz de neden oturamadigimizi sorgulamadan peki deyip biraz ilerideki pret a manger ye gittik. Orada tost yedik, kahve ictik, sonra dedik yine de Paul'den bademli kruvasan alalim. Bir gittik, iceride oturan kimseler. Ablacim oturma alanini 10 dakika sonra aciyorum diyememis. Peki deyip bademli kruvasanimizla bir sonraki duragimiz olan Galleries La Fayette'e yollandik. Lakin Pazar gunleri galerimiz 11:00'de acilirmis ve bizim saatler 10:00 gostermekte imis. Dedik sorun degil, Madeleine kilisesine yuruyelim, severiz kendisini, hatta karsindaki Fauchon'da bir kahve icelim, cunku orayi de seviyoruz.

Gluten severler Fauchon'u bence listelerine alsinlar hesap odeyene kadar hic pisman olmazlar 😄 evet burasi biraz pehali. Ama cok ikramcilar, mesela gecen sene kahve - cay ile vanilyali makaron ikram etmislerdi ki bence en iyi vanilyali makaron onlarinki, bu sene de kilisemizden esinlenmeli madeleineler eslikcisi oldu cay kahvemizin.

Burada gelen konuklara kendi dilleriyle yardimci olmayan calisan cok sevimli bir servis gorevlimiz de var. Diller kendisinin ilgi alaniymis, musteriler de cok destekciymis hobisini gelistirmesi icin.

Yeterince vakit gecirdigimize gore La Fayette'e geri yollanabiliriz. Burada kadin ve gourmet market kismini geziyoruz cunku ilgi alanlarimiz bunlarla sinirli 😄 iki senedir de Veja spor ayakkabi alip cikiyoruz. Rahat vesselam.

La Fayette Gourmet'de standard rutinimiz Pierre Herme'den makaron, Eclair Genie'den ekler alip o anda gommek ama bu sefer biraz fazla toktuk, onceki yediklerimize sayip, Sacre Coeur - Montmartre'a yollandik.

Merdivenlerde oturup bir sonraki seneyi manifestledik, sonra adini bilmedigim her zaman oturdugumuz yere oturup patates kizartmasi ile birer drink aldik geleni geceni izledik, o kadar dar alanda bir hava tasimaciligi yapilmamasina hayret edip (deniz de yok tamam, ama otobus tren geciyor yani insan hayret etmesin mi - bir de bu ulasim araclarinin surucusu olan kimseler ne tur bir gunahtan oturu bu hattin mahkumu oldular acebagg) her zaman gittigimiz hediyelik esya dukkanina gidip Paris ganimetlerimizi aldik. Bu sene cok guzel bir Asterix - Obelix kupam oldu sefkili kardesim sagolsun <3.

Bu iki yerin adini kesin Burci hatirlar ona bir sorayim, siz de eksik kalmayin, kendisi gunesi, yukseleni Boga, ay burcu Oglak olarak fiyat performans en mikkemmel sonuclari elde etme odakli bir kimse ve ozellikle hediyelik esya dukkani bolgedeki muadillerine gore daha guzel daha makul ...idi, ben artik diger dukkanlara girmedigim icin kiyaslamayi  5-6 sene once biraktimdi 😄Burci bizim Ekonomiks'imiz 🙂

Eee bugunluk bu kadar yeter deyip tekrar koyumuze yollaniyoruz. Odamizda bir soluklanma, sonra Frog. Burada ikinci drinklerimizi alip tavuk taco yiyoruz. Sonra Burcak diyor ki parka gidelim, ben diyorum ki dondurma alirsan olur 😄 Parkta dolasma, sefkili kardesim icin yerel halkla kaynasma benim icin dondurma esliginde gozlemleme ve sonrasinda tekrar odamiz.

Bir sonraki gun artik donus vakti, sabah kahvaltimizi bu sene tekrar ilk gun gittigimiz Paul'de yaptik, cunku ben bu sene oranin tereyagi, baget, receline doyamadim. Oradan tekrar odaya donup check out yaptik, sonra ucak saatini beklemeye koyumuzdeki bir kahvecimize konuslandik.

Ucuncu geleneksel Mart gezimizde bulusmak uzere Paris'e bye deyip Stockholm semalarina dogru yollandim, bu kisimi herkes kendi memleketine dogru gerceklestirdi 🙂

Next
Next

Endülüs'e Giriş Malaga Gezi Rehberi